Yine bekleyiş yine bir hareketlilik bir kıpırdama bir sızlanma benden habersiz yine hangi vurgunlara gebesin kalbim. Sanırım yine bir göç. Bu göç beni hangi dağlara hangi denizlere savuracak, başımı hangi kayalara vurduracak.
Yapma ey kalp çıkma bedenimden vücuduma ruhuma aklıma hükmetme. Etme kalbim bu bedenden ayrılma yar olmayacak yine sevdiğin kişi. Asileşme kalbim acı çekmek istemiyorum. Düşünmek istemiyorum düşünmekten bıktığımı düşünmeyi istemiyorum.
Bak Dilim razı değil yeni birine sevgili demeyi ellerim kabul etmiyor yeni bir elleri. Yapma, etme bu kötülüğü bana unutamadım beni varlığıyla varlığımı, yokluğuyla varlığımın yokluğunu hissettiren o canı, hala aklımdan atamadım onun gülüşlerini kendi gülmelerimden. Biliyorum sende hala unutamadın zavallı kalbim sana kızmıyorum sana kızamıyorum senden vazgeçemiyorum bırakma beni terk etme bu bedenimi. Bırakırsan sensiz sabahlarım sabah, akşamlarım akşam mı olur sanırsın? Saatlerim saat, senelerim sene, baharlarım bahar mı olur mu bir anlam mı taşır sensiz bunlar?
Bütün hayatımın manaları sana yüklemiştim sen demek dünyam demekti sen demek Allah’ı hatırlamaktı.
Bırakma dedim sana kalp aha da bıraktın manasız kaldım neyse kalp yolun açık olsun umarım benim sevdiğimden çok sevilirsin umarım benden daha çok değer veren birini bulursun. Umarım daha iyi bir bedenin kalbiyle birleşip iki ayrı bedenin tek kalbi olursun.
Her şey rağmen aşk olsun…
Mehmet Adın

Yeni yeni cümleler kuruyorum içinde sen olmayan seni anımsatmayan. Sildim miadı geçmiş kelimelei zihnimden. Artık yeni özneler yeni işteşler yeni yeni söz öbekleri kuruyorum. Aşkımı başka kelimelerle anlatıyorum artık. Kendini arama artık cümlelerimde öznem değilsin, yüklemim değilsin. Sn benim için basit bir cümlesin tek yüklemi ”unuttum” olan.
Mehmet Adın

Sana değmeyecek biliyorum bu isyanlarım bu haykırışlarım sesim yükseldikçe daha da umursanmaz oluyorum. Sesimi yettiremiyorum sana duyurmaya O kadar sağır olmuşsun ki çığlıklarımı duymuyorsun.
Herşeyi bırakıp susuyorum kelimelerimi,çığlıklarımı,kelamlarımı sessizliğe yüklüyorum belkide bu suskunluğum ve sessizliğim sana herşey anlatır askikubra aşkların en büyüğü(dün) ve en güzeli(din)…
Artık bende umursamaz oldum sıradan olmaya başladım. Sen, gece, gündüz, güneş, ay, aşk ve herşey sıradanlaştı gözümde bende sıradanlaştım veya sıradanlaştırıldım ama sonuç itibari her şey sıradan..
Dediğim gibi manayı sessizliğe yükledim ve bekliyorum. Bekliyorum seni değil beklediğim şeyin beklediğim gibi beklemeyişimi bekliyorum. Yine de Aşk Olsun…
Mehmet Adın

Mehmet Adın
Yine başladı teslimiyet bir nevi kadere razı oluşçuluk, sorgulamıyorum ne o nu ne kendimi sadece boyun eğmek geliyor zamana ve zamandan sonrasına. Elimden bu kadarı geliyor diyemiyor dilim desede değişmeyecek biliyorum. Melankolikle özlem gidermekteyim uzun zamandan sonra yine buluştuk ”hoş geldin(mi acaba ?) melankolik”…
Mehmet Adın
Her insanın karşısına onu değiştirecek olaylar çıkar biz buna tesadüf deriz fakat o bir tevafuktur. Tesadüfle tevafuk arasında uçurum kadar fark vardır.Mesela tesadüf beklenmedik bir yerde aniden karşımıza çıkar şaşırırız ve sadece şaşmakla kalırız ve etkisi kaybolur gider. Tevafuk öyle değil bir konu hakkında eksiğimiz veya ihtiyacımızın olduğu anda Allah tarafından ihtiyaca icaben karşımıza çıkar.Benimde öyle karşıma Nazan Bekiroğlu çıktı hayır kendisi değil yazıları, kitapları çıktı.Yusuf ile Züleyhayı orada tanıdım ve orada sevdim.Herkez Facebookta sürekli onlar hakkında yazılar yazdım arkadaşlarım bitmedimi Yusuf Züleyha aşkı diye sitemler işitmeye başladım.Nasıl bitebilir ki böyle bir aŞk.Kelimeler tükense, cümle kapısı daralsa yinede bu aŞk bitmez. Gerçi onlara hak vermiyorumda değil 20 yy aŞkları böyle olunca onların destanı bizi biraz sıkar oldu. Onlar artık yerlerini daha aŞktan çabuk usanan,sadakatsizliğin dibine vuran,mecazi aŞktan ileri gidemeyen sahte Yusuf ve Züleyhalara bıraktılar.Umarım hiçbirimizin karşısına bu Züleyha ve Yusufları çıkarmaz…
Aşkı aşkla yaşamak dileğiyle
Mehmet Adın
Birçok kişinin Facebookta eriyip gidiyorsun git başka yerde başka bir ortamda kendini ifade et yazılarını ve yorumlarını orada yaz diye diye en sonunda bir site açmaya karar verdim..Gerçi geçmişte birçok site maceram oldu fakat güzel başlayıp hüsranla sonuçladın. Fakat bu bir beceriksizlik mi ?( hayır) Her güzel olan şey elbette sonunda bir acı bırakıp oradan göç edip yerini hüsrana, acıya bırakıyor.Unutmak nasıl bir nimetse acılarda,göçlerde bir nevi bizim için nimettir.Çünkü herşey zıttıyla bilinir gecenin olması gündüzün varolduğunu,acının güzel günlerin olduğunu hatırlatır.Gerçi bu yalnız açılış konuşması yapmak için laptopumun başına oturdum ama klavyem bir türlü durmuyo yazdıkça yazmak istiyor ama uzun lafın kısası sitemdeki yazıları umarım beğenirsiniz…
İnsanı çamurdan yaratan nefesinden nefes üfleyen, kalbi verip içini aŞkla donatan Allaha emanet olun
Mehmet Adın