
N’olur Rabbim! Şu biricik ânımı ebedin rüzgârlarına kat ve beni Sana daim yakın eyle! Yalnız Seninle kalmakla kalabalıklaştır beni! Bir secdede biriktir varlığımı! Beni Sana açılan ellerimde çoğalt! Beni Sana karşı fakir olmakla zenginleştir! Kendimi… Sende unutayım ve öylece kapansın gözlerim ve öylece çözülsün ellerim. Dilim öylece sussun ve tenim öylece çamura katışsın ve bu mürekkep lekeleri kısacık vuslatımın hatırası olsun. Unutulmasın sözlerim; unutkanlar unutulacaklarını hatırlasınlar diye… ”
Senai Demirci/Dar Kapıdan Gecmek
Sözün güzelini söylemek için
Kardeşimin hatırını onun yokluğunda da korumak için
Emaneti ehline vermek, kardeşimin hatasını (emanetini) başkalarına taşıtmamak için
Tercihimi kınayıcı, yargılayıcı, yakıcı olandan değil, ıslah edici, onarıcı, yapıcı olandan yana kullanmak için
İkiyüzlü/ikisözlü olmamak için
Hayatıma parça tesirli fiskos bombası fırlatmamak için
Gıybetin yaktığı dudaklarda artık çiçeklerin açması için
Gıybet etmemek, “Allah’ı görür gibi yaşama” çabasıdır. Allah’ın duyduğunu bilerek konuşma duyarlılığıdır. Allah’ın işitmesine göre nefes tüketme inceliğidir.
Allah işitmiyormuş gibi konuşmak günah değil mi?
Senai Demirci, bir insanın, gıyabında da onurunun korunduğu, olmadığı yerde de saygı gördüğü, işitmediği kapı arkalarında da hatırının sayıldığı biricik medeniyetin mensupları olarak, gıybetsizliğe davet ediyor bizleri. Gıybet Gönülsüzlüğüne…
Edebiyatımızın özgün kalemlerinden ve benim en çok hayranı olduğum birisidir.Onu ilk Yusuf ile Züleyha kitabında tanıdım ve çok sevdim hatta bana birçok şeyi de sevdirdi. Nazan Bekiroğlu tam anlamıyla kelime ve anlatım ustası diyebilirim. Bunu bütün kitaplarında görebilirsiniz ve bunu La kitabında da sürdürdü.
La kitabında Adem ile Havvanın ilk buluşmalarını,aşkını,yasak meyva yemelerini,cenneten kovulmalarını,ilk anne -baba oluşlarını, ilk acımasızlığı,ilk günahılarını kendine has bir şekilde anlatmıştır.Oldukça sürükleyici ve elinizden bırakamayacağız bir kitaptır.
”Hikâyenin ismi düştü dilime bir gece: LÂ.
İLLÂ dedim.
Bir ömür boyu aradığım hece harfinin LÂ olduğunu bildim.”
Elif Şafak’ı ilk olarak Babam ve Piç kitabında tanımıştım. Sanırım herkes Elif Şafak ismini ilk olarak bu kitapta duymuştur. Bunun nedeni kitabın içeriği nedeniyle bayağı bir gündemde kalmasıydı. Nedense bizde hep başkaların sözünden hareketle insanlar hakkında kafamızda bir ön yargı, bir şekil oluştururuz ve o hep bu şekilde kalır. Elif Şafak benim kafamda Türklere hakaretten dava açılan birisi olarak kaldı ve bundan sonraki kitaplarında hep bunu göz önünde bulundurarak hiçbir kitabını okumaya yönelmedim; aşk kitabını okuyana kadar.Aslında bu kitabı da pek merak etmedim ama nedense bu kitabı herkesin elinde görünce ve arkadaşlarımın bu kitap hakkında konuşmaları içimde bir merak uyandırmaya başladı ve beni bu kitabı almaya yöneltti. Sırf merak diye alacağım kitaba 20 lira verecek halim yoktu. Okuyup merakımı giderecektim sonra da büyük ihtimal kitaplığımda tutmayacaktım. Bu yüzden korsanını aldım ve okumaya başladım.Okumaya başladığım andan itibaren elimden bırakmak istemediğim bir kitap oldu Aşk kitabı.Herkese de tavsiye edeceğim bir kitaptır.
Aşk kitabı Ella ve Aziz aşkından daha çok Şems ile Rumi arasında muhabbetler diyaloglar hoşuma gitti ve herkesin içinde bir sufilik aramaya yöneltti. Daha sonra Şemsin 40 kuralını herkesin bilmesi gerekir bence.Benim bu kurallardan en çok hoşuma gideni ise 40. kural oldu:
”Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani diye sorma!Ayrımlar ayrımları doğurur. Aşk’ın hiçbir sıfat ve tamlamaya ihtiyacı yoktur.
Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde ya da dışındasındır, hasretinde.”
Hani aşkı hiçbir kelime açıklayamaz aşkın tanımı yok derlerdi ya bence bu kural tamda aşkın tanımıdır.
İlk işim bu kitabın orijinalini almak olacak korsanı tavsiye etmiyorum sonuçta bir emek var ve insan bu emeğin karşılığını da almak ister be nedenle korsana hayır diyelim.Benim bunu demem biraz abes çünkü bende korsan alıyorum ama istemeye istemeye alıyorum fakat daha sonra korsan aldığım kitapların hepsinin orijinal kitaplarını alacağıma söz verebilirim.